3elma

Atatürk Köşesi

ataturkkose

3 Elma


Duyurular

Yeni Web Sitemiz yayına başlamıştır Yeni web sitemiz  yayına başlamıştır.  Devamı..
E-Mail Adresleri Sayın Velilerimiz, web sitemizde sizlere özel oluşturduğumuz alanlara girebilmeniz için e-mail bilgilerinizi güncelliyoruz. Lütfen sizlere ... Devamı..

Anasayfa » Haberler

Haberler

Select a news topic from the list below, then select a news article to read.

1 - 9 arası sonuçlar (toplam: 9)

Okul Öncesi Eğitim, çocuğun bireysel özelliklerine uygun olarak; *Tüm gelişimlerini, toplumun kültürel değerleri doğrultusunda yönlendiren, *Duygularının gelişimini ve algılama gücünü artırarak akıl yürütme sürecinde ona yardımcı olan ve elbecerisini pekiştiren, *Onların; milli, manevi, ahlaki, kültürel ve insani değerlere bağlığın geliştiren, *Kendini ifade etmesine, öz denetimlerini sağlayabilmesine ve bağımsızlın kazanmasına imkan sağlayan sistemli bir eğitim sürecidir. *Aynı zamanda, okul öncesi eğitim kurumları, çocuklara Türkçe'nin doğru ve güzel kullanımını sağlar, onları ilköğretime hazırlar ve toplum tabanlı aile ve çocuk eğitimi yapar. "Bu nedenle, eğitim sistemimizin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim, çocuğun daha sonraki yıllarına yön veren bir süreçtir. *Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlü 1992 yılında 3797 sayılı Kanunla kurulmuştur. *Zorunlu ilköğretim çağına girmemiş çocukların eğitimine yönelik okul ve kurumlarının eğitim ve yönetimi ile ilgili bütün görev ve hizmetleri yürütmek. *Okul ile kurumların eğitim programlarını ve eğitim araç ve gereçlerini hazırlamak Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlünün görevidir. Okul öncesi eğitim kurumları; toplumun temel yapısını oluşturan *Saygı, sevgi, *Paylaşma, iş bölümü, *Sorumluluk, *Sosyal çevre oluşturma açısından çocuğu geleceğe hazırlayan güvenli bir ortamdır. Bu kurumlar hizmet verdikleri yaş gruplarına uygun olarak; *0-36 aylık çocuklara bakım ve eğitim vermek üzere KREŞLER, *36-72 aylık çocukların eğitimini amaçlayan ANAOKULLARI, *60-72 aylık çocuklarının eğitimini amaçlayan örgün eğitim kurumlar bünyesinde açılan ANASINIFLARI ve *36-72 aylık çocuklarının eğitimi amacıyla açılan Milli Eğitim Bakanlına bağlı diğer öğretim kurumları bünyesindeki okul öncesi eğitim sınıfı, UYGULAMA SINIFLARI' dır. Okul öncesi eğitim hizmetlerinin; %90'ı Millî Eğitim Bakanlınca, %10'u SHÇEK ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 191. maddesine göre açılan kurum ve kuruluşlarca verilmektedir.
Salı, 16 Eylül 2008 | Yazdır | PDF |  Email
OKUL ÖNCESİ EĞİTİM FAALİYETLERİ Alışkanlık ve karakter eğitimini değerler eğitimiyle harmanlayarak, demokratik, sosyal ve kişilikli bireler yetiştirmektir. Bu bağlamda çocuk eğitimi kadar anne ve baba eğitimini de önemsiyoruz. Oldukça hızlı öğrenen, meraklı ve araştırmacı olan çocuklarımıza yaş grubuna özgün olarak aktif öğrenme tekniği çerçevesinde eğitim programları planlamakta ve sınıf içi etkinlikler uygulanmaktadır. Çocuklarımıza · Sevgi, saygı, dürüstlük, eşitlik, hoşgörü, paylaşma, yardımlaşma gibi değerleri, · Kendini tanıma, sevme, özdenetim geliştirme, başkalarını tanıma, farklılıkları görüp kabul edebilme · Hak ve sorumlulukları farkına varabilme, doğru ve güzel konuşma, kendi ve başkalarının duyularını anlama ve doğru yollarda ifade edebilme, ilgi, yetenek, ve yetersizlikleri fark edip kabul edebilme, cinsel farklılıkları öğrenme gibi kişilik oluşturan kavramları, · Sıralı ve kurallı yaşama, görgü kurallarını öğrenme, zamanı uygun ve planlı kullanabilme, işbirliği mesleki farklılıkları görebilme gibi sosyalleşmeyi geliştiren yaklaşımları, · Beslenme, temizlik, tuvalet eğitimi, düzenli uyku, özel ve ortak kullanım eşyalarını sahiplenme, koruma gibi yaşamsal becerileri bizzat yaşayarak, deneyerek yanılarak, yaratıcılığı destekleyerek, öğretmenler gözetiminde ve yönlendirmeleriyle, oyun ve faaliyetlerle eğitime ve öğretmeye çalışıyoruz. Velilerimize · Çocuklarına sevgi ve şefkat dolu, tutarlı ve kararlı yaklaşımlar benimsemeleri, · Çocuklarını kendilerinden farklı ve sürekli gelişen bir birey olarak kabul etmeleri, · Çocuklarına güvendiklerini ve onunla gurur duyduklarını hissettirebilmeleri, · Çocuklarının özerk, bağımsız, girişken, yaratıcı ancak sorumluluk sahibi olabilecekleri yaklaşımlar geliştirebilmeleri, · Çocuklarının yaş özelliklerini öğrenip farklılıkları ve saptamaları fark edebilmeleri, · Kişilik, sosyal, ahlaki ve zihinsel gelişimin temellerini attıklarının bilincinde olmaları, · İhtiyaç duyduklarında yardım aramaları ve almaları amacıyla destek olmaya çalışıyoruz AKTİF ÖĞRENME Çocuklarımızın sosyal, duygusal, bilişsel, kişisel ve fiziksel gelişmelerini desteklemek ve etkin öğrenme ortamları oluşturmak amacıyla uygulanmaktadır. Eğitim programlarının planlamasında, uygulamalarının planlanmasında ve eğitsel kitapların seçiminde Çoklu Zeka Kuramı ve Scamper eğitim anlayış ve yöntemleri temel alınmaktadır. Bu temele dayanan kaynaklardan yararlanılmaktadır. Uygulamalar amaçlı, özenli bir yaklaşımla ; bütün bir yılı kapsayacak şekilde, her yaşın gelişim özelliklerine ve gelişim hedeflerine uygun, yıl boyunca yürütülecek ve birbirini tamamlayacak üniteler dahilinde, özel gün ve haftaları da içererek planlamakta ve yürütülmektedir. PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK Herhangi bir zamanda “ Ya ben ne yapacağım şimdi ? ”, “ Bu niye benim başıma geliyor ? “, “ Bu çocuk neden böyle, ben her istediğini yapıyorum ? “ gibi düşünceler bizi birilerine danışmaya götürür. Annemize gideriz, güvendiğimiz bir büyümüze gideriz ; onlar da bizi dinler / dinlemez ve “ şunu yap, bunu yapma, şurada hatalısın, sen şöylesin, böylesin, çocuğun şöyle “ diye bize ya öğüt verirler, ya pohpohlarlar ya her şeyin düzeleceğini söylerler ve kendimizi iyi hissetmemesi sağlarlar, ya eleştirirler, ya yargılarlar, ya bizi etiketlerler ; “ amma insafsızsın, çok safsın, telaşlısın, duygusalsın “ gibi ……. . Bu görüşmeler sonucunda biz kendimizi suçlu hissedebiliriz, çıkmaza girmiş gibi hissedebiliriz, ya da kafamız tamamen dağılır sıkıntımızdan uzaklaşabiliriz. Bu görüşmeler hayatımızın, kültürümüzün ayrılmaz bir parçası . “ Bu kadar çok konuşacağım kişi ve akıl verenim varken beni hiç tanımayan birine ne diye gidip konuşayım, hatamı arayacak, hem dili sıkımı, çok gençmiş o daha ne bilecek “ diye düşünen kişiler olabiliyor. Psikolojik Danışma ve Rehberlik ise, bu görüşme biçimleri ve bu inançlardan çok farklı, bireye saygılı, kişisel farklılıklara duyarlı bir yardım hizmetidir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik, bireyin kendini tanımasını ve kendi güçlerine güvenmesini sağlayarak onun kişisel - toplumsal gelişimine yardımcı olmak amacıyla, belirli ilkeler doğrultusunda uzmanlar tarafından yürütülen düzenli bir psikolojik yardım sürecidir. Kişinin kendini ve çevresindeki olanakları tanıması, içindeki gizli güçlerini geliştirmesi, sorunlarının kaynağını fark edebilmesi ve çözebilmesi anlayışı doğrultusunda bu hizmet, aşağıdaki ilkleler ışığında yürütebildiğinde amacına ulaşabilmektedir : 1-Gönüllü olarak yararlanmak isteyen herkese sunulan bir yardımdır 2-Danışma süreci, kişinin gereksinimlerine dayanmaktadır ; · Bir şeyler kafanızı kurcalıyor, ters gidiyor diye düşünüyorsanız, · Bir şeylere çok üzülüyor ve ne yapacağınızı bilemiyor durumdaysanız, · Mutlusunuz ve her şey yollunda gidiyor, ve siz bir şeyler hakkında konuşmak istiyor, bilgilenme ihtiyacındasınız. · Birinin sizi dinlemesini ve anlamasını istiyorsanız · En önemlisi kendinizi yeterli ve yetersiz yönlerinizle, olumlu ve olumsuz tutumlarınızla, başarılı ve başarısız olduğunuz yanlarınızla görmeye ve kabul etmeye hazırsanız, · Gerçekten yenileri ve değişimleri hayatınıza geçirmeye istekliyseniz danışma hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. · Çünkü kişiler kendileri için seçim yapma ve kararlar verme özgürlüğüne sahiptir. 3-Psikolojik danışma “ her derde deva “ bir hizmet değildir ve psikolojik danışmanın elinde sihirli bir değnek yoktur. Psikolojik danışma hizmetinden yararlanmak isteyen kişiye, kendini tanıması, kendi gerçekleri, sorunları ve çevresi konusunda bilinçlenmesi, kendi güçlerini kullanarak sorunlarını çözebilecek duruma gelmesi için yardım sunulmaktadır. Esas başarıyı kişinin olanakları, kararları, girişim gücü, çabası, değişme ve öğrenme isteği belirleyecektir. 4-Psikolojik danışma hizmeti verilmesiyle tüm sorunların ortadan kalkacağı sanılmamalı ve kısa sürede sonuç alınamayabileceği akılda tutulmalıdır. 5-Süreç olması, bu hizmetin kişiye arada bir, rast geldikçe yapılan bir yardım olmadığını, devamlılık gerektirdiğini, kişisel gelişim ve öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle özellikle görüşme sonunda birlikte karar verildiyse diğer görüşmelerin düzenli sürdürülmesi gerekmektedir. 6-Danışma ilişkisinde görüşülenler gizlilik temeline dayanmaktadır. Bu gizlilik danışan kişinin mahremiyetini, görüşme içeriği koruma altına almak adına hem danışan kişi hem danışman tarafından önemsenmesi gereken bir durumdur.
Salı, 16 Eylül 2008 | Yazdır | PDF |  Email
Sayın Velilerimiz, web sitemizde sizlere özel oluşturduğumuz alanlara girebilmeniz için e-mail bilgilerinizi güncelliyoruz. Lütfen sizlere dağıtılacak formu doldurarak okul yönetimine teslim ediniz. Teşekkürler.
Çarşamba, 22 Aralık 2010 | Yazdır | PDF |  Email
Yeni web sitemiz  yayına başlamıştır. 
Salı, 16 Eylül 2008 | Yazdır | PDF |  Email
Dev dinozorlar 3 Elma Anaokulu'nda dolaşmaya devam ediyorlar.
Çarşamba, 18 Ocak 2012 | Yazdır | PDF |  Email | Devamını oku
3 Elma'lılar tarih öncesine yolculuk yaptı.
Çarşamba, 18 Ocak 2012 | Yazdır | PDF |  Email | Devamını oku
Özel 3 Elma Anaokulu'nun eski ve yeni velileri düzenlenen yılbaşı partisinde biraraya geldiler.
Çarşamba, 11 Ocak 2012 | Yazdır | PDF |  Email | Devamını oku
Ağaçlar sallanıyor, yer sarsılıyor, Dinozorlar geliyor...
Çarşamba, 11 Ocak 2012 | Yazdır | PDF |  Email | Devamını oku
ÇOK TEŞEKKÜRLER ATATÜRK   Atatürk hep bizi takip eder. Çünkü bizim yurdumuzu korur. Atatürk 1881 yılında doğdu. 10 Kasım’da öldü. Eskiden hep yurdumuzu korudu. Eskiden kimsenin kıyafeti yoktu. Kızlar erkekler siyah siyah kıyafetler giyiniyordu. Atatürk olmaz böyle dedi renkli renkli kıyafetler getirdi. Okullar açtı. Herkes mutlu mutlu yaşadı. Sevgiler sana Atatürk’üm. Yurdumuzu düşmanlardan kurtardığın için çok teşekkür ederim. Sevgili Ali Rıza Efendi ve Sevgili Zübeyde Hanım size de sevgiler… Ceylin Ö.     Merhaba Atatürk,   Benim adım Zeynep, 6 yaşındayım. Savaşlar yaparken hangi duyguları yaşadın? Seni çok seviyorum. Bu savaşları yaparken bizleri koruman çok zor oldu. Yurdumuzu düşmanlardan koruduğun için teşekkür ederim. Zeynep G. SENİ ÇOK SEVİYORUM ATATÜRK Atatürk’ün adı Mustafa Kemal Atatürk. Biz bebek iken sen okulları yaptırdın teşekkür ederim sana. Öğretmenin sana söylediği gibi senin adın Mustafa Kemal. Sana biz Mustafa Kemal Atatürk diyoruz. Sen bize Kipalar yaptırdın. Çocukların ve kadınların giysilerini değiştirdin. Kara giysileri giyseydik çirkin olurduk. Evde sana sürpriz hazırlayacağım Atatürk. Ama sen göremezsin çünkü öldün. Görüşebilseydik keşke Atatürk… Dilay K.       Sevgili Atatürk,   Benim adım Duru,6 yaşındayım. İyi ki sen bizi düşmanlardan korudun. Eğer sen olmasaydın biz hiç mutlu olmazdık. Hep düşmanlı kalırdık. Keşke sen hiç ölmeseydin. Seni çok çok çok seviyorum çünkü bir tek sen düşmanlarla savaştın.       GÖNLÜMÜZDE ATATÜRK Gönlümüzde yaşıyorsun Atatürk. Evler, okullar, hastaneler, parklar yaptırdığın için teşekkürler sana. Sen olmasaydın biz ölürdük. Çünkü düşmanların elinde kalırdık. Bizleri hapse kapatırlardı. Önceden insanlar simsiyah giyiniyordu. Onları kaldıralım yeni giysiler getirelim dedi. Şimdi güzel güzel giyiniyoruz. Sen çok kitap okumayı severdin. Ben de kitapları çok seviyorum. Evimizde kitaplığımız var. Ben de büyüyünce büyük okula gideceğim, hayvan bilimcisi olacağım. Seni Seviyorum Atatürk… Yalın B.       SANA POSTA VAR ATATÜRK Sana teşekkür ederim Atatürk. Çünkü ülkemizi düşmanlardan kurtardın. Zübeyde Hanım iyi ki Atatürk’ü doğurdun. Onu çok seviyorum. Onun gözleri mavi, saçları sarı, benim saçlarım gibi. Atatürk öldüğün için çok üzülüyorum. Akciğerlerinden hastalandın. Çok üzgünüm. Ben de Atatürk olamam ama çocuk doktoru olacağım. Hasta olanları iyileştireceğim. Atatürk’ü keşke geri çağırabilseydim. Onu okuluma getirirdim. Arkadaşlarımla tanıştırırdım. Keşke burada olsaydın… Barış U.       Atatürk benim adım Beyza, Ben 6 yaşındayım. Seni çok seviyorum. Çünkü ölmeni istemiyordum. Atatürk senin için şiirler okuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Sen olmasaydın düşmanlar toprakları alacaktı. O yüzden seni çok seviyorum.       ATATÜRK’E Atatürk bizi düşmanlardan kurtardı. Bize marketleri getirdin. Orda şimdi alışveriş yapıyoruz. Okulları yaptırdın okula geliyoruz. Sen olmasaydın ölürdük. Çünkü düşmanlar bizi öldürürdü. Atatürk Anıtkabir’de yatıyor. Ama ben orayı görmedim. Anne ve babama beni oraya götürmelerini söyleyeceğim. Orayı çok merak ediyorum. Büyüdüğümde ne olacağıma daha karar vermedim. Bilmiyorum ne olurum. Ama Atatürk gibi olacağım… Kaan Ö.     Merhaba Ben Dila,   Atatürk, düşmanları nasıl yenebildin merak ediyorum. Bizi düşmanlardan koruduğun için seni çok seviyorum. 10 Kasım’da çok üzülüyorum öldüğün için. Eğer ölmeseydin daha iyi şeyler olurdu. Birinin başı derde girdiğinde onu kurtarabilirdin.       Merhaba ben Zeynep,   Ben 6 yaşındayım. Keşke ölmeseydin. Seninle tanışmak isterdim. Evime davet ederdim. Vatanı nasıl kurtardığını anlatmanı isterdim. Yaşadığın maceraları anlatmanı isterdim. Seni çok seviyorum. Zeynep Ç. Benim adım Doruk, Ben 6 yaşındayım. Atatürk seni çok sevdiğim için sana mektup yazdım. Eğer yaşasaydın sana hediye vermek isterdim. Birlikte yemek yerdik. Sana meyve getirirdim.   Atatürk seni çok seviyorum. Bizi düşmanlardan korudun.   Melisa Ç. Benim adım Didem, 5 yaşındayım. Seni çok Seviyorum.                
Perşembe, 10 Kasım 2011 | Yazdır | PDF |  Email



Powered by AlphaContent 4.0.3 © 2008-2012 - All rights reserved